Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:43 | etiket:  

fotojenik birisi sayılmam ama yazılarımı okuduğunuzda kafanızda profilimin daha iyi oluşması için temsili 1-2 tane fotoğrafımı koyuyorum. Gülümseyen

 

aytug akdogan 

 aytugcan

aytug akdoganaytuggg



 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:41 | etiket:  
Kurt Cobain,hayatımda sağlam yer edinmiştir.

Belki de son zamanlarda hayatıma sıçan adamdır kendisi.

Rahmetliyi çok severlermiş,coğrafya hocam bile okulda kurt cobain t-shirtü'mü görünce

Rahmetliyi çok dinlerdim,sizler daha doğmamışken falan gibi şeyler dedi.

Öyle mutlu oldum ki..

En iyi yaptığım şeyde daha kötüyüm,ve bu tanrı vergisi yetenekten dolayı kutsanmış hissediyorumKaybetmek ve rol yapmak eğlencelidir..

Şu sözlere bak ya.

Harikalar..

Kurt Cobain intihar etti,öldürülmedi ve o deliydi tamam mı bunu inkar etmeyin bi kere.

Bunu söyledikçe Kurt hayranlarından aykırı mailler almaya başladım da..

İntihar etmeyi neden adama yakıştıramıyorsunuz anlamıyorum

Bu kötü bir şey değil,sadece başka bir seçenek.

Direkt deli demek belki başta abez kaçsa da (abez öyle mi yazılır bilmiyorum ama)

Heart-shaped Box klbini defalarca izlemiş biri olarak en azından

Kurt Cobain'in hiç de normal biri olmadığına kesinlikle inandım.

Konu aslında Kurt Cobain değil.

Bendeki bütün bu olumsuzluklar.

Şimdi bi bakalım,şikayetlerim nelermiş.

Herkes aynı,bütün kızlar aynı,fotoğraflara bakıyorum

Aynanın karşısına geçip telefonlarıyla flash'ı açıp aptal pozlar verip fotoğraf çekmekten,derslere çalışmaktan ve içlerinde de dışlarında da yapmacık olmalarından iğreniyorum.

Ama çok doğal,gerçek kızlar da var.

Makyaj ile ben götümü bile çekici yapabilirim.

Herkes aynı,7 milyar insan 7 milyar huy ve görünüş olayı tam bi fiyasko!

Ben onlara benzemem ama taklit edebilirim.

Bir dönem,onlar ve kendim için,onlar gibi olabilirim.

Ama bunun sonunda bu Dünya'ya gelip,hiçbir şey yapamadan gitmek var.

Söz veriyorum ben böyle olmayacağım.

30 Aralık 2007 saat 21.24 bu da sözüm olsun.

İz bırakanlar unutulmaz.

Bakınız Kurt Donald Cobain

Bakınız Atatürk

Bu 2 sarışın adam da idollerim.

İnsanları yapamayacağınız şeyler için asla hiçbir zaman ümitlendirmeyin.

Onlardan karşılık beklemeyin.

Bakın bu büyük bi sorumluluktur.

Bir şeylerin değerli olması için,işin içinde ölüm mü olması lazım illa ?

Yani ben şimdi bi anda ortadan kaybolsam yada ölsem,intihar etsem vs.

Anca o zaman mı bu yazılarım değerli olacak ?

Siz yaşarken insanları yerden yere vurun ama ölünce onları kahraman ilan edin.

Örnek 1 - Saddam
Örnek 2 - Kurt Cobain
Örnek 3 - Hrant Dink
Örnek 4 - Ecevit

Bi dakika ya hepiniz pisliksiniz ben kime ne anlatıyorum! Haykıran


 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:40 | etiket:  
18 Ağustos 1992 tarihinde nur topu gibi bi bebek Dünya'ya gelmişti.

Rivayetlere göre günlerden perşembe saatler ise gece yarısıydı.

Rakamlar çok önemli olmasa da doğmuştuk işte

Siz deyin civciv ben diyeyim tavuk gibi (tavuk ne alaka bilmem ama) sapsarı bi bebek.



Yavaş yavaş büyümeye başlıyordum.

Adam gibi giydirmişler beni,fotoğtaf çektirmeye götürmüşlerdi.

Baksanıza gülmemek için ne kadar da kasmışım.




Bi gün askeri kamptaydık sanırım,basket oynarken tam gözlük düşüyordu,o sırada babam iyi bir fotoğrafımı yakalamıştı.



Küçükken Beşiktaş'lıydım,10 yaşımda Fenerbahçe'ye 12 yaşımda ise Galatasaray'ıma döndüm.

Yani doğruyu geç de olsa bulmuştum.

Bi de o zamanlar kırmızı bi ' Şahin ' arabamız vardı..



Pff.. Bi gün de öyle bi hasta olmuştum ki sormayın.

Hülya ablam (bakıcımızdı) çok üzülmüştü,annem idi sanırım birisi çok sevdiğim

çıkartmalı,yapıştırmalı resimlerden almış,yanıma koymuştu.



O günler güzeldi.

Masumdu,dertsizdi,tasasızdı.

Hayatı bilmiyorduk,evde yaşıyorduk,sevdiklerimiz hep yanımızdaydı.

Şimdi ne değişti bilmem ama..

Şu Dünya'da bebekliğin ve küçüklüğün masumluğu kadar değer verdiğim bir şey daha yok.

Aytug Akdogan..

O şimdi 16 yaşında..

Ve işin ilginç yanı,

Yıllar yıllar sonra da şuanki haline bakıp gene eskileri özleyeceğini bildiği için de..mutsuz..


 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:34 | etiket:  

abim ve ben..

aytacaytug@ixir.com mu ne öyle bi mailimiz vardı yıllar önce..
Utangaç

abim ve ben

 bu da 10 sene önceki aytuğ..

aytuggg

abim,annem,ben ve babam..

annem ne kadar sıkı sarmış iki oğlunu,sağına soluna..


aytugg


94-98 yılları arasında çekildi bu 3 fotoğrafta..

ne günlerdi..

pek bir şey hatırlayamasam da..
resim_3



 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:32 | etiket:  

arkadaşlık,dostluk kavramları hakkında söyleyeceklerim var!

dostluk,küçük bir kola şişesindeki kolayı,2 pipet ile birlikte içmektir..

arkadaş olmak,en kötü gününde yanında olacağın birinin olduğunu bilmektir..

dost kalabilmek,yıllar sonra,çoluk cocuğa karıştığında da en iyi arkadaşınla görüşeceğinin farkında olmaktır..

en başarısız gününde seni teselli edecek..

en umutsuz gününde seni mutlu edecek birinin yanında olmasıdır dostluk!

aynı şeyleri sevmek,bütün sırlarını paylaşmak,aynı düşüncelere sahip olmak..

belki aynı giyinmek,aynı şeylere üzülmek..

dostluk budur,arkadaşlık olayı budur.. Masum

her şey gibi değerini yitirenler arasındadır dostluk..

dostluk



 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:30 | etiket:  

mutluluğun resmi var,peki mutsuzluğun ?

bana en kötü günümü sorsalar,herhalde sünnet olduğum gün derdim o zamanlar.

çükümü kesmeye şişko,gözlüklü adamlar gelmiş evimize.

soymuşlar beni,odadan odaya kaçmışım.

bi de fotoğrafımı çekmişler(!)son halimle..

5-6 yaşlarındayım daha..

resme bakın,hak vereceksiniz. Dili dışarda

 

sünnet



 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:29 | etiket:  

masumluğum.

çocukluğum..

anılarım..

lojmanlarda,ortadaki lampada,hırsız polis oynayışımız,servisten erken inip abime ve kendime birer kinder almam..

8 numarada oturan o şişko çocuk..

yerlere tükürüp duran türker..

ilk aşkım ezgi..

en taze hayat deneyimlerimi yaşadığım okulum..

3.sınıfa kadar her öğle arası öğretmenimin verdiği 1 kaşık pekmez..

ardından cenk ile kaşığı yıkamamızı..

abim ile gerçekten abi kardeş olabildiğimiz günleri..

okulun koridorlarında dansa davet oynayışlarımı

ve ezgi'ye sorduğumda ayağımın altı 36 demesini..

hepsini,her şeyi özledim.. Ağlayan



 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:23 | etiket:  

pollyanna hayatın hep güzel taraflarını görmeye,kötü olan her şeyde bir iyilik bulmaya çalışan minik bir kızdır.

mutluluk oyunu oynamak ile bardağa dolu tarafından bakmak çok farklı şeyler aslında..

birinde,mutsuz,depresif bir insansın ama diğer insanlara güçlü olduğunu göstermek için mutlu gibi görünüyorsun,

diğerinde ise en kötü olaylara bile olumlu tarafından bakıp hem içini rahatlatıyorsun hem olumsuzluklardan uzaklaşıyorsun..

pollyanna'yı bu yüzden hep takdir etmişimdir..

afferim polly Gülümseyen

peki bizler de birer pollyanna olsak ?

bütün zorluklara,ayrılıklara,özlemlere,olumsuzluklara karşı bardağın dolu tarafından bakıp,hem kendimizi,hem çevremizdekileri mutlu etsek ?

zor şeyler değil,hiçbiri değil,yeterki küçük şeylerle büyük mutluluklar elde edebilmeyi bilelim..

gerisi zaten gelir..

 

pollyanna



 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:15 | etiket:  
hayatı iki bacak arası şeylerden ibaret olduğunu düşündüğünüz anlarda,aklınıza sevdiklerinizi getirin,anılarınızı canlandırın kafanızda,ilk aşkınızı düşünün,neden yaşadığınızı,neden o anda o işi yapıyor olduğunuzu fark etmenizi sağlayacaktır. mutluluk takvimi 1) denize işeyin 2) burnunuzu yalamaya çalışın 3) sizin için en değerli insanın yanağında öpücük kondurun


 
Oca
17
    
youtubevideo | 17 Ocak 2008 21:11 | etiket:  

ask ve nefret

Siz hem birisine deli gibi aşık olup,hem de ondan nefret ettiniz mi ? Çok güzel olduğu için,zeki olduğu için,sizi iplemediği yada sizden hoşlanmadığı için delicesine aşık olduğunuz ama ondan nefret ettiğiniz olmadı mı hiç ?  En büyük aşklar,nefretle başlar derler ya. İşte o söz doğru. Yalnız ' kin ' ile ' nefret ' arasında biraz fark var. Kin,hırs gibi intikam ve kalıcı olurken, nefret anlık olabilir.